Hakkında - İstatistik Nedir?

İstatistik hakkında bugüne kadar bilimsel ya da bilimsel olmayan pekçok tanım yapılmıştır. Bilimsel olmayan tanım ve benzetmelerden bazıları ciddiyet dışı görünmelerine karşın, gerçekte bazı önemli noktaları ortaya koymaktadır. Örneğin "Üç türlü yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan, ve istatistik" benzetmesi herşeyin istatistik ile ispat edilemeyeceğini vurgulamaktadır. Dar anlamda İstatistik, geçmiş ve şimdiki durumla ilgili toplanmış sayısal verileri geliştirilmiş olan bazı tekniklerle analiz ederek gelecek hakkında karar vermemizi kolaylaştıran bir bilim dalıdır. İstatistik kavramı belirli bir olayın gözlemlenmesi sonucu, onun büyüklüğü, kıymeti, dağılımı, vb. özellikleri hakkında elde edilen rakamlardır. Bu rakamları elde etmek için veriler toplanır, işlenir, analiz edilir ve yorumlanır (Hane halkı İşgücü İstatistikleri, Ücret istatistikleri, Çalışma istatistikleri, Evlenme İstatistikleri, Boşanma İstatistikleri, Tarım İstatistikleri, Gaz ve Su istatistikleri, Vergi İstatistikleri, Tapu İstatistikleri, Ulaştırma İstatistikleri, Milli Eğitim İstatistikleri, vb.). Sonucun sağlıklı olması, elde edilen bilgilerin nasıl toplanmış olduğunu gösterir. İyi bir istatistik çıkarmak için öncelikle çeşitli dallardan gerekli olan bilginin toplanması, sonra da bu bilgilerin sayılarla ifade edilmesi gerekir.Bir okula devam eden öğrencilerin boy uzunlukları, ağırlıkları benzeri belirli amaçlarla toplanan sayısal bilgilere veri denir. Bu verileri işleme (tasnif etme,çözümleme ve yorumlama) işiyle uğraşan bilime "istatistik" denir. Bu işleme tekniklerinin kullanımına göre istatistik betimsel (descriptive) ve çıkarsamalı - vardamalı (inferential) olarak ikiye ayrılır.

İstatistik bir belirsizlik bilimidir. İstatistikçiler, "Nedir?" sorusuyla değil, "Ne olabilir?" veya "Ne muhtemeldir?" soruları ile ilgilenirler. Bu yüzden hatalar olabilir.Ancak hata bilinirse ölçme sonucunun bir anlamı olur. Kullanılan metodlar cihazların kalitesi ve deney yapanın bilimsel ve psikolojik durumu elde edile ölçü sonucunun gerçek değerine yakınlığına etki eden temel faktörlerdir. Yapılacak toplam hata genel olarak iki hata gurubunda toplanabilir. Bunlar kaynaklan önceden belli olan ve hesap yolu ile tayin edilebilen tayin edilebilir hatalar ve kaynaklan kişiden kişiye ve zamandan zamana değişen ve değişik etkenlere göre hesap edilme imkanı bulunmayan tayin edilemez hatalardır.

İstatistiğin Tarihçesi

İstatistik sözcüğü İtalyan kökenlidir. İtalyancada devlet işleriyle uğraşan kişi anlamına gelen ’’statista’’ ile devlet ve durum anlamına gelen ’’stato’’ sözcüklerinden türetilmiştir. İstatistiğin orijinal anlamı, devlet adamının ilgilendiği durumlarla ilgili toplanan bilgidir. İstatistik bu anlamda 16. yüzyılda İtalya’da kullanıldı. Buradan Fransa, Hollanda ve Almanya’ya yayıldı. İstatistik, 17. ve 18. yüzyıllarda üniversitelerde öğretilmeye başlandı. İstatistikler, devletlerin coğrafya, ekonomi ve nüfus gibi önemli belirleyici niteliklerinin, aslına uygun olarak sunumunda etkin olarak 19. yüzyılın başlarına kadar kullanılmıştır. İstatistik başlangıçta teknik bir disiplin olarak ele alınırken günümüzde bir bilim dalı olarak kendini kabul ettirmiş, ulusal ve uluslararası boyutta gelişmelerin temelini oluşturmuştur. Doğru bilgi, doğru yorum ve doğru karar sürecinde araştırmacılar, politikacılar, karar alıcılar ve tüm bireyler çalışmalarında istatistik’i bilgileri etkin olarak kullanmaktadırlar. Tarihi perspektifte istatistiğin doğuşu incelendiğinde uygulama ve metodolojiyi birbirinden ayırmak gerekir. İlk çağda bile insanlar bazı toplu olayları belirleme ihtiyacı duymuşlardır. Devletlerin kurulması ile birlikte insanlar sınır belirleme, vergi toplama, toprak dağılımına yönelik amaçlarla ayrıca dil, din farkı olan toplulukların nüfus büyüklüğünü belirleme, askere alma amaçlı bilgiler toplamaya ve bunların kayıtlarını tutmaya başlamışlardır. İstatistik, 17. yüzyıla kadar sadece bilgi kaydetme şeklinde gerçekleşiyordu. Ancak 18. ve 19. yüzyıllarda J. Bernoulli (1645-1705) ve K. Gauss’un (1777-1855) katkılarıyla matematik temelleri üzerine oturtulmuş, ihtimal teorisi geliştirilmiştir. Sosyal ve antropolojik olaylara istatistiği kapsamlı bir şekilde uygulayan ilk matematikçi olan Adolphe Quetelet (1796-1874) ise modern istatistiğin kurucusu olarak kabul edilmiştir. 20. yüzyılın başında R. A. Fisher, W. S. Gosset’in katkılarıyla tahmin yapma ve karar verme konuları ön plana çıkarak istatistik artık sayısal verilerin yorum ve değerlendirmesini yapan bir bilimsel metotlar topluluğu haline gelmiştir.